Tarih: 04.03.2013 10:51
SAFRANBOLUDA AİLE OLMAK PROGRAMI DÜZENLENDİ
Aile ve Sosyal Politikalar Karabük İl Müdürlüğü tarafından Safranbolu
Sunal Tülbentçi Öğretmenevinde Aile Olmak konulu program düzenlendi.
Programa; Karabük Valisi İzzettin Küçük ve eşi Ayşe Küçük, Safranbolu
Belediye Başkanı Dr. Necdet Aksoy, Aile ve Sosyal Politikalar Karabük İl
Müdürü Durmuş Ali Daldallı, İl Milli Eğitim Müdürü İsmail Gürpınar,
İlçe Milli Eğitim Müdürü Aslan Derin, daire müdürleri ve çok sayıda
vatandaş katıldı. Programa konuşmacı olarak Ahmet Taşgetiren katıldı.
Türkiyede boşanmaların arttığını belirten Taşgetiren, aile
mahkemelerinde de dosyaların kabardığını söyledi. Taşgetiren, Sancıyı
konuşmalıyız, mutluluğu aramalıyız ve sonun da mutluluğu bulabilirsek,
inşa edebilirsek aile olabilmeyi başarmalıyız. Sancı var mı ailede?
Sancı var ki bu konuyu gündeme alıyoruz. Sancı var ki, aile bakanlığı
diye bir bakanlığı oluşturma gereği duyuyoruz. Böyle bir sorunumuz
olmasaydı, aile gibi bir toplumun çekirdeği ilk mektebi bir birim bir
yapı çok sağlıklı çok mutlu, herkesin içini sevinçle dolduran bir
çerçeve oluşturmuş olsaydı, bunu sorun olarak telaki etmek gereği
duyulmazdı. Sorun ülkemizde var dünyada var. Nasıl ortaya çıkıyor sorun?
Boşanma davalarının artmasıyla ortaya çıkıyor. Belli ki, boşanma
davaları artıyor, boşanmalar artıyor. Aile mahkemelerimiz var buralara
gelen dosya sayısı her gün kabarıyor. Orada gerçekten yürek parçalayıcı
sahneler yaşanıyor. Konuştuğum aile mahkemesi hakimleri, hakimeleri oldu
ruh sağlığımız bozulacak, karşılaştığımız manzara karşısında. En çok
ortaya çıkan çocuk manzarası yüreklerin dayanıldığı gibi değil. Evden
kaçan çocuklar sorunu var, kimsesiz çocuklar, suçlu çocuklar, ailede
şiddet sorunu var, büyük babaların büyük annelerin yaşlanmış bireylerin
ne yapılacağı sorunları var. Babalarımız, dedelerimiz huzurevlerinde
nasıl bir ruh durumu içerisindeler, bundan mutlular mı, yoksa daha başka
acıyı mı paylaşıyorlar? Hadise aslında bu sancı Türkiye boyutunda
baktığımızda azalmadığını arttığını gözlemliyoruz. TV yayınlarından,
internet ile ilişkiden artıyor. Bunlar hayatımızın ayrılmaz parçaları.
Fakat biz onların hayatımıza giriş niteliği bizim aile yapımızı daha
sağlıklı getirici olmaktan uzak bir mahiyet taşıyor dedi.
İletişim
araçlarıyla ilgili bir konu anlatan Taşgetiren, 40 yaşlarında bir adam
internette bir kızla konuşuyor. Bu konuşma ilerliyor. Sonunda buluşmaya
karar veriyorlar. O adam eline böyle genç bir kız düştüğü havalarında,
genç kızda o yaşının verdiği heyecanlarla bu buluşmaya hazırlanıyor.
Genç kız konuştuğu adamı bekliyor, adam da gelince kızın omzuna vuruyor,
kız dönüp bakıyor ve gördüğü adam karşısında bir şaşkınlık yaşıyor, o
adam kızın babası çıkıyor. Ben bu hadiseye baktığımda, bu tür iletişim
araçların hayatımıza girmesiyle babanın formatının bozulduğunu, evladın
formatının bozulduğunu, ortaya bir babanın kendi kızı için asla
düşünemeyeceği olayı kendi kızıyla yaşayabilir hale geldiği ortaya
çıkıyor. Bu süreçleri eğer ilerletirseniz, ben buna günah boyutu
diyorum. Günah boyutu yaygınlaşırsa, sonuç bu tarz vahim gelişmelere yol
açabilir. Bir dönüm Türkiyede zina tartışılıyordu, zina suç olsun mu
olmasın mı? diye. Bir kısım yazarlar, Ben günah işleme özgürlüğü
istiyorum diye yazılar yazdılar. Bende o zaman, Günah işleme özgürlüğü
isteyen insan, günahın sadece kendisi tarafından işleneceğini ve onun
bir avantaj haline geleceğini düşünüyor, hal bu ki o özgürlüğü 6.5
milyar insan çapında yaygınlaştırırsanız, o zaman insan birbirini yemeye
başlar, baba evladına karşı günah işlemeye başlar, evlat babaya karşı
günah işlemeye başlar diye yazdım. İnsanın ölçü kaybı, ailelerde
yarasını açıyor, ailede de yarası açıldığında toplum bünyesinde ciddi
sancılar ortaya çıkmaya başlıyor. Türkiye İslam ülkesi, İslam ülkesinde
bu tür hadiselerin yaşanması yadırgatıcıdır diye konuştu.
Orjinal Habere Git
— HABER SONU —