Türk Ocakları Karabük Şubesi tarafından düzenlenen ve Türkiye İnisiyatif Merkezi Başkanı Yavuz Ağıroğlu`nun konuşmacı olduğu Türkiye ve Türklük Üzerine Hasbihal adlı konferans gerçekleştirildi. Karabük siyasi parti, sendika, ocak temsilci ve üyeleri ile çok sayıda öğrenci ve vatandaşın katılım sağladığı yaklaşık 500 kişilik bir dinleyici topluluğu vardı.
Açılış konuşmasını yapan Türk Ocakları Karabük Şubesi Başkanı Yrd. Doç. Taşkın Deniz konferansa katılanlara teşekkür etti. Deniz, Türkiye Cumhuriyeti Devleti`ni yönetenlerden, Türk milletinin izzetine ve Türk devletinin şerefine halel getirecek durumlar karşısında kararlı ve tavizsiz bir tutum ortaya koymalarını beklemekteyiz. Aylarca terör örgütüdür diyemeyenlerin ABD ziyareti sonrasında IŞID`e terör örgütüdür demesi, IŞİD`in Musul saldırısı ve akabinde yaşananlar, terörist ilan ettiğimiz PKK uzantısı PYD`ye yardım etmeye mecbur bırakılmamız, askeri birliğimizden bayrağımızın indirilebilmesi, askerlerimizin eşinin yanında arkadan namussuzca şehit edilebilmesi,
Süleyman-Şah Türbesini nakletmek zorunda kalışımız, bu olayın bir zafermiş gibi gösterilmeye çalışılması, ülke topraklarının bir kısmında terör unsurlarının rahatça hareket edebilmesi, devletimizin hayati bir kurumunda savcımızın adeta şov yapılırcasına öldürülmesi, görevlerini yapan hukuk görevlilerinin keyfen görevden alınmaları, açlıktan simit çalmak zorunda kalanların hapse atılırken ülkeyi ayakkabı kutularına sığan paralar ile soyanların elini kollunu sallayarak gezebilmesi ve benzeri gelişmelerin hepsi Yeni Türkiye söylemi sahiplerinin, uluslar arası emperyal düşüncelere hizmet etmesinden başka bir şey değildir. dedi.
Deniz, Türkiye İnisiyatif Merkezi Başkanı Yavuz Ağıralioğlu`na teşekkür ederek konuşmasına son verdi.
Türk Ocakları Karabük Şube Başkanı Yrd. Doç. Taşkın Deniz`in konuşmasını bitirmesinin ardından Türkiye ve Türklük Üzerine Hasbihal adlı konferans başladı.
Türkiye İnisiyatif Merkezi Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, Türkiye`de olanları geçmişten günümüze değerlendirdi ve Türklük konusunda birçok konuya değindi.
Yaklaşık 3 saat süren konferanstan bazı kesitler;
EN SON 100 YIL ÖNCE BU MİLLET BİR VE BERABERDİ.
TÜRKLERİN DEVLETİ YOKTUR, DEVLET OLMA İRADESİ VARDIR.
BİN YILDIR YAŞADIĞINIZ TOPRAKLARA PASAPORTLA GİRERSİNİZ.
TOPRAKLARIMIZDA HAK SAHİBİ OLDUĞUNU SÖYLEYENLERİN DİYOJEN`LE AKRABA OLMASI GEREKİR.
SAYIN CUMHURBAŞKANI TÜRK`TÜR
KÜÇÜK TÜRKEŞ`İ ALDILAR YORUMU
Yavuz Ağıralioğlu, Bizim 1980-1990 yılları arasında kaybettiklerimiz, 1990 ile 2000 yılları arasında kaybettiklerimizden daha azdır.Türklük 1923`te kendisinden başka tutunacak bir dalı olmadığı için Türklüğe sarılmıştır. İslamcılık ile Osmanlıcılık ile imparatorluğu ayakta tutmaya çalışan irade, bunlarla muvaffak olamayınca tutunduğumuz dallardan elimize yılan düşünce kendisinden başka tutunacak dalı kalmayan milletin kendine tutunarak ayağa kalkma iradesini temsil ettiğimiz yıllardır 1920lerin başları .Anasının oğlu bir millet. Savaş meydanlarında milyonlarla şehit bırakıp dönmüş bir millet. 3 kıta 7 iklim diye dilimize doladığımız büyük coğrafyaları 15 günlük zamanlarda terk edip geldiğimiz zamanlarda doğdu bu millet. Tarihi bir medcezirin tarihi bir büzülmeye döndüğü zamanlarda yeniden varolacağımıza alamet ilk sinyallerimizi Çanakkale`de verdik. dedi.
EN SON 100 YIL ÖNCE BU MİLLET BİR VE BERABERDİ.
Yavuz Ağıralioğlu, en son 100 yıl önce bu milletin bir olduğunu söyleyerek, Çanakkale bir tarafıyla bu milletin en son bir olduğu yerdir.En son 100 yıl önce beraber olduğumuz için bu haldeyiz. En son ölürken beraberdik. Halbuki Türkler yaşarken Dünyayı bir ve beraber elde etme idealine bağlıdırlardır. Türkler birlik davalarını salonda konuşmazlardı. Türkler birlik davalarını meydanlarda göstermiş olduklarından büyük bir millet. Türkler 100 yıllık davalarını salonlarda konuştukları için bu haldeler. En son fethini ne zaman yaptığını unutmuş bir milletin fetih gecesi kutlamaya hakkı yoktur. Türkler fetih gecesi kutlamazlar Türkler Fetih yaparlardı. Türkler tarih sohbeti yapmaz Türkler tarih yaparlardı. Ama Türkler çoktandır tarih yapamıyor. Bütün mesuliyet Ülkücülerindir. Ülkücüler bu mileti bin yıldır yapabildikleri gibi arkasında bir ve beraber yapabilecekleri büyük mefkureyi ayağa kaldıracakları güne kadar bu topraklarda ola her türlü kötülüklerin müsebbibi olarak anılacaklar. dedi.
Ağıralioğlu, salonda bulunanların huzursuzluğunun Müslümanlığın ve Türklüğün istikbalindeki sıkıntılardan dolayı olduğunu vurgulayarak Huzursuzluğumuzdur bizim yarın azığımız. Mesuliyet duygusunun ümit diline dönmesinin milletimiz için vazgeçilmez olduğuna inanlardanım. Ülkünün kuruluşları adına konuşanlar korkunun değil ümidin dilini konuşmak zorunda. O yüzden herkes bu toprakları bölüyorlar satıyorlar değil, varlığını milletin varlığına temin edecek bir mesuliyet duygusuyla biz varsak memleket bölünmeyecek teminatını dile getirmek zorundadır. dedi
TÜRKLERİN DEVLETİ YOKTUR, DEVLET OLMA İRADESİ VARDIR.
Devlet devlet olma imtiyazını kaybettiğin de Ülkücülerin devlet olduğunu söyleyen Yavuz Ağıralioğlu,.Türklerin vatanı yoktur. Türklerin devleti yoktur. Türklerin devlet olma iradeleri vardır. Türkler her ete kemiğe bürünme imkanı buldukları yeri vatanlaştıranların adıdır. Devlet olma iradelerini kaybettiler mi geride ne devlet kalır ne de vatanları. Şuan da karşı karşıya kaldığımız gerçek şudur Türkler devlet olma iradelerine kılavuzluk edecek bir kadroyu kaybettiler. Bunu kaybettiler mi ilk tehlike vatanımızdır.
BİN YILDIR YAŞADIĞINIZ TOPRAKLARA PASAPORTLA GİRERSİNİZ.
Yavuz Ağıralioğlu, Hrant Dink`in Diyarbakır`daki bir konferansta söylediği, `Biz bin yıl beraber olduğumuz insanlarla bizim arkamızda size ayrı bir devlet kuracağız telkinlerine inanarak geçimsizlik yaptık ve böyle bir geçimsizliğin bedelini çok ağır ödedik.` sözünü Aslında ayrı bir devlet olma hayaline kapılırsanız arkanızdaki odakların tazyikine kapılarak bunun bedelini bin yıldır yaşadığımız topraklara biz pasaportla girdik siz de öyle ödersiniz. Yorumunu getirdi.
TOPRAKLARIMIZDA HAK SAHİBİ OLDUĞUNU SÖYLEYENLERİN DİYOJEN`LE AKRABA OLMASI GEREKİR.
Biz bu toprakları 1071`de Romen Diyojen`den aldık. Dolayısıyla topraklarımızda hak sahibi olduğunu iddia edenlerin Romen Diyojen`le akrabalık peydah etmesi lazımdır. Şayet Abdullah Öcalan ve yanındaki cinayet şebekesi diyorlarsa ki `Romen Diyojen`in çocuklarıyız.` onlarla konuşacak bir şeyimiz yok ama yapacak işlerimiz vardır. Dolayısıyla Romen Diyojen`den aldığımız topraklar üzerinde sahiplik cümlelerine tahammül edemeyiz. Türk`e ait olan her şey herkesindir. Biz bize ait her şeyi benim diyen herkese ait olmasından iftihar ederiz. Ama bu topraklardan bir çakıl taşı alıp gidiyorum diyen bu topraklara pasaportla girer. Pasaportla girmek zorunda kalır. dedi
Siyasi koordinatlarını veren Ağıralioğlu, Kürtün, Kürtlüğün hakkını hukukunu korumak Türkün Türklüğün şeref borcudur. Biz bunları hükümetin yaptığı gibi cinayet şebekesine konuşturtamayız. dedi.
SAYIN CUMHURBAŞKANI TÜRK`TÜR
Yavuz Ağıralioğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan`ın bir konuşmasında `Afedersiniz bana Ermeni diyorlar.` cümlesine değinerek Sayın Cumhurbaşkanı kendisini Gürcü zannediyor olabilir ama o bir Türk. Bu topraklar da Ermeniliği hakaret telakki eden herkes Türktür. Sayın Cumhurbaşkanı farkında değil. dedi.
AK Parti`yi başarılı kılan etkenlerden de bahseden Yavuz Ağıralioğlu, MHP İl Başkanı kendi taraflarına katılırsa hatırı sayılır bir nüfusu ele geçireceklerse anasından babasından kız istermiş gibi başkanı istiyorlar. Tayyip Beyin organizasyonların da başarılı yapan şeylerden birisi partisini küçültebilecek ya da meşruiyetini küçültebilecek olan herkesi partisine katarak büyüyor. Dedi
Aynı zamanda da Ülkücü camiaya atıfta bulunan Yavuz Ağıralioğlu, Bizim hareketimize dikkat edin bizim hareketimizin yöneticileri de partilerini büyütecek olanların canına okuyarak büyüyorlar. Dedi.
AK Parti`nin Alparslan Türkeş`in diğer eşinden olan çocuğunu milletvekili yapmalarına da Küçük Türkeş`i aldılar yorumu getiren Yavuz Ağıralioğlu, Bu insana denmeliydi ki evladım senin babanın partisi var senin adaylığın bizim partimize adaylığın sana yakışmaz. Senin adaylığını kabul etmekte bize yakışmaz. dedi.
Yaklaşık 3 saat süren konferans, soru cevap bölümü ile sona erdi. Türk Ocakları Başkanı Yrd. Doç. Dr. Taşkın DENİZ tarafından AĞIRALİOĞLU`na hediye takdimi yapıldı.